Özgürlük Cephesinden Haberler-Röportaj

 
Serter Karataban
Fores Mimarlık

www.teamfores.com

 

Firmenich, Nestle, Zte Corporation, Lafarge, FHP Vileda, Compass Sofra Grup gibi isimlerin bulunduğu, sektörde tanınmış çok uluslu firmaların yanında; yine sektör lideri Kurukahveci Mehmet Efendi Mahdumları, Başarı Holding, Akbaşoğlu Holding, Arkas Holding gibi ulusal firmaların çok sayıda mekânlarına hayat veren Fores Mimarlık 1997 yılında Mimar Serter Karataban tarafından kurulmuştur. Kuyubaşı Fidanlığı, Cumhuriyetköy Kompleksi; Mimarın İlk Yapısı Ödülü Üçüncülük, 2002-2007 Yılları Arası En İyi 15 Özel Sektör Yapısından Biri2007 Yılı AMM İşveren Ödülü Adayı, QSTP Visitor Center Proje Yarışması Birincilik, İ’zaz Otel, internet üzerinde yapılan oylamada 44 otel arasında İstanbul’daki en iyi butik otel gibi başarılara imza atmış Fores Mimarlık firmasının kurucusu Serter Karataban ile Özgür Kaşifler ile tanışması ve 9 aylık süreçte kendisinde ve firmasında yaşadığı olumlu değişimler hakkında sohbet ettik.

Sohbetimizden bazı alıntılar:

… konvansiyonel yöneticiden çok uzakta, bir vizyoner olmayı öğrendim.

… beni 9 aydır her gün yeniden şaşırtan şey ise kendimle ve şirketimle ilgili yaşadığım farkındalıklar.

…Eskiden ben şirketi değil, şirket beni çalıştırıyordu.
…Krize rağmen önümüzdeki üç yıl içinde daha önemli başarılara imza atacağımızı biliyorum.
…Geçen yıl yaptığımız ilk stratejik planlamamızda şu anda hedefleri tutturduk. 
…Şirketimiz krize rağmen personel sayısı ve iş hacmi olarak büyüdü.

…Bunlardan da önemlisi hayatımın işimden, işimin de hayatımdan ibaret olmadığı gerçeğini gördüm.

 


ÖK: Özgür Kaşifler ve E-Myth Ustalık Kazanma Koçluk Programı ile nasıl tanıştınız?

SK: Yıllar önce bir uçak yolculuğunda okuduğum Subegüm Bulut ile yapılan bir röportaj vesilesiyle. Ancak çalışmaya karar vermem, biraz da moralsiz bir anımda gelen e-postanız yardımıyla oldu.   

ÖK: Bu programa başladığınızda firmanız ne durumdaydı?

SK: Türkiye’de önemli sayılacak başarılara imza atan ve orta ölçeğin biraz daha üzerinde bir mimarlık firmam ve yine uluslararası önemli projeler imza atmış, büyümekte ve tanınmakta olan bir akustik firmada ortaklığım vardı. Ciroları toplamı tatmin ediciydi fakat şirketlerimiz sanki tesadüfen yönetilmekteydi. Bu kelimeyi özellikle burada telaffuz ediyorum, çünkü ben tesadüflere inanan birisi değilim. İşlerimizin sadece özellikle iyi niyetimiz, çalışkanlığımız ve mesleğimize olan saygımız sayesinde yürüdüğünü hissediyordum ve tek korkum bunun daha ne kadar devam edeceğini bilememekti.    

ÖK: Bu süreçte uygulamada ve öğrenmede hangi aşamalardan geçtiniz?

SK: Özgür Kâşifler olarak uyguladığınız iş geliştirme programı, yani E-Myth programı çok akıllıca kurgulanmış. Öncelikle bana şirketim nerede, ben şirketimin neresindeyim, şirketimi yönetiyor muyum, yoksa kendiliğinden var olan ve devam eden bir düzensizlik düzeninin akarına kendimi bırakmış gidiyor muyum, bunları gösterdi. Öncelikle bir hayatım olduğunu ve bu hayattan neler beklediğimi bulmama yardımcı oldu. Liderlik modülü sayesinde konvansiyonel yöneticiden çok uzakta, bir vizyoner olmayı bana öğretti. Yaklaşık 9 aydır bu eğitimi bu keyifle alıyorum. Beni 9 aydır her gün yeniden şaşırtan şey ise kendimle ve şirketimle ilgili yaşadığım yeni farkındalıklar.  

ÖK: Program boyunca kendinizde ve işletmenizde gördüğünüz en büyük değişiklik ne oldu?

SK: Ben bir mimarım ve yapmayı bildiğim şey de bu. 12 yıl boyunca her zaman hararetle şunun savunucusu olmuştum. Mimarlık bir tek-adam şovudur. Bu şovu yalnızca bir kişi yapar. Şimdi işin nasıl bir takım oyunu olduğunu, bu takım oyunu sayesinde nasıl daha çok müşteriye, daha kaliteli hizmet verebildiğimi ve daha da önemlisi, bana ihtiyacı olan daha çok insana nasıl daha özveriyle yardım edebildiği gördüm. Hem de bitmeyecek bir enerjiyle ve sadece 9 ayda. Çünkü kurmaya başladığım sistemler bu enerjiyi tekrar tekrar yeniliyor. Eskiden ben şirketi değil, şirket beni çalıştırıyordu. Şirketin en önce gelen, en sonra gideniydim. Kimseye iş delege edemiyor, her işi kendim yapmazsam asla yapılamaz zannediyordum. Tıpkı, diğer binlerce işletme sahibi gibi. Şirketin en çok çalışanıydım ve bu program benim yıllarımı boşa çalışarak geçirdiğimi gösterdi. En çok telefonla konuşanı, en çok sorun çözeni, en çok proje yapanı ve bu projeleri en başarıyla kontrol edeni. Artık sistemler var, henüz çok net tüm sistemleri oluşturamamış olsam da, artık herkes neyi, nasıl yapacağını öğrenmiş durumda. Artık daha az kaygılı daha çok huzurluyum ve ailemle daha çok vakit geçiriyorum. Sabrım arttı ve endişeyle hareket etmiyorum, ne istediğimi çok daha net biliyorum. Her iki şirketimde de artık bir organizasyon şeması var ve insanlar gelen işi yapmayı bırakıp, yapmakla yükümlü olduğu işlerle uğraşmaya başladılar bile.  

ÖK: Bu programa başladıktan sonra işinizle ilgili gelecek planlarınızda ne gibi değişikler oldu?

SK: Plan yaptım. İlk kez bir planım oldu. Öncesinde gelen proje yapılırdı ve en iyi şekilde yapılırdı. Her şeyi unutup, günlerimi, haftalarımı, hatta aylarımı bu projelere ayırırdım. Şimdi, kendi oluşturduğum bir stratejik hedef doğrultusunda ilerliyorum ve inanın bu çok daha tatmin edici. Yurtdışında önemli bir projede birincilik ödülü aldık. Daha önceden de yurt dışında işler yaptık, ancak bunlar planlı değildi, bu nedenle devamı olamadı. Krize rağmen önümüzdeki üç yıl içinde daha önemli başarılara imza atacağımızı biliyorum. Bunlardan da önemlisi hayatımın işimden, işimin de hayatımdan ibaret olmadığı gerçeğini gördüm.  

ÖK: E-Myth Koçluk Programı’ndan sonrasını değerlendirdiğinizde firmanızda ve hayatınızda başka ne gibi somut değişiklikler yaşamaya başladınız? (şirkette büyüme, yeni pazarlar daha fazla İşin Üzerinde çalışma, kendine daha fazla vakit ayırabilme, kişisel hedefleri gerçekleştirme)

SK: Bu sorunun cevabı oldukça uzun, keza gerçekten de hem hayatımda, hem de işimde bir milat oldu diyebilirim. Geçen yıl yaptığımız ilk stratejik planlamamızda şu anda hedefleri tutturduk. Şirketimiz krize rağmen personel sayısı ve iş hacmi olarak büyüdü. Krize rağmen diyorum çünkü özellikle ülkemizdeki son beş yılın yanlış politikaları nedeniyle krizden en çok yara alan sektör, inşaat oldu. Yurtdışına açılma hedefimize yapmaya hak kazandığımız prestijli bir proje nedeniyle çok yaklaştık. Kendime daha fazla vakit ayırdığım da bir gerçek, ancak henüz hedeflerin gerçekleştirilmesi için çok erken olabilir.  

ÖK: E-Myth Ustalık Kazanma Programı için koçluk hizmetini telefon üzerinden yani telekoçluk olarak almanız size nasıl bir kolaylık ve avantaj sağladı? Sizce bir İş Geliştirme Koçu ile çalışmanın yararları nelerdir?

SK: Bir iş geliştirme koçuyla çalışmanın mutlaka müthiş bir yanı vardır, ancak ben eğer bu programda başarılı olduysam –ki, olmasaydım, bu röportajı benimle yapıyor olmazdınız- bu başarının en önemli sebebi, koçumun desteğidir. Ben yüzyüze kurulamayan ilişkilerin sağlıklı olamayacağı konusunda çok katıydım. Bunu da kıran yine koçum olmuştur. Şu anda oldukça etkili toplantı yapıyoruz diye düşünüyorum. İstanbul gibi zor bir şehirde bir yerden bir yere ulaşmanın zorluğunu da hesaplarsak ve stres yükü ile enerji kayıplarını, tele-koçluk sisteminin doğru bir sistem olduğunu anlıyoruz. Gereksiz diyaloglar oluşmuyor, ikramlarla vakit kaybedilmiyor, 1 tam saatte konuşulacaklar bitiriliyor.   

ÖK: Firmalarını sistemli olarak yönetmek isteyen fakat henüz bir iş geliştirme programı dâhilinde çalışmamış ya da E-Myth Ustalık Kazanma Programı’na başlamak konusunda tereddütleri olan iş sahiplerine neler tavsiye edersiniz? 

SK: Bu kişisel farkındalıkla olacak birşey. O seviyeye gelmişlerse hiç durmasınlar ve E-Myth Ustalık Kazanma Programı'na hemen başlasınlar.

ÖK: Teşekkür ediyor ve her geçen gün yeni başarılar elde etmenizi diliyoruz.

SK: Ben teşekkür ederim.

 


İletişim Bilgilerimiz
Bizi hemen arayın 0216 641 95 05
E-Myth nedir?Sunumu izleyin.
Ücretsiz İşletme Analizi'ne katılın.
Koçluk hizmetlerimiz hakkında bilgi edinin.
Girişimcilik Tutkusu'nu okuyun.

Özgür Kaşifler Acentesi olmak için tıklayın
Özgür Kaşifler Koçu olmak için tıklayın
Satış Yönetmeni ve Satış Uzmanları
www.e-jett.com